Be yourself; Everyone else is already taken.
— Oscar Wilde.
This is the first post on my new blog. I’m just getting this new blog going, so stay tuned for more. Subscribe below to get notified when I post new updates.
Be yourself; Everyone else is already taken.
— Oscar Wilde.
This is the first post on my new blog. I’m just getting this new blog going, so stay tuned for more. Subscribe below to get notified when I post new updates.
TDK‘ya göre besin şu karşılıklara sahip;
Besin kelimesinin geçtiği, kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynağın Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu (1935) olduğunu da ekleyeyim. Gıda kelimesi ise daha eski bir geçmişe sahip. Orta doğu dillerine Hindistan’dan alınmış bir sözcük olan gıdanın TDK‘daki tanımı ise şu şekilde;
Gıda kelimesinin geçtiği en eski kaynak ise Aşık Paşa, Garib-name (1330). İki kelime arasında, kullanım farklılığının genel olarak gıda kelimesinin insan yiyeceğini belirtmek amacıyla kullanılması ile ortaya çıktığını düşünüyorum. Besin ise daha genel bir karşılığa sahip. Peki, kelime anlamının ötesinde bir canlı için besin/gıda ne ifade eder?

Not: Beslenmeye dair mümkün olduğunca genel ifadeler kullanacak, beslenme türleri ve tercihleri (diyet) ile ilişkili konulara özellikle değinmeyeceğim.
Canlıların hayatlarını idame ettirebilmeleri için gerekli olan beslenme bitkiler ve hayvanlar için gereksinimler dahilinde farklı karşılıklar taşımaktadır. Hayvanlar nezdinde beslenme karbonhidratlar, yağlar, su ve protein karışımına karşılık bulurken, bitkilerde enerji kaynağı olarak güneş ışığı, organik madde sentezlemek için de karbondioksit, su, topraktaki bazı mineraller söz konusu olacaktır. Hayvanlar ihtiyaç duydukları bu içerikleri bitkiler, hayvanlar, mantarlardan sağlayabilirken, bitkiler topraktan ve mantarlardan faydalanırlar. Bitkilerin ve hayvanların besini elde etme biçimlerinde farklılıklar olsa da ihtiyaç duyulan temel yapı taşları benzerdir; hidrojen, karbon, oksijen, azot, kalsiyum, fosfor, kükürt, sodyum, potasyum, demir, iyot ve daha az önemli diğer elementlerdir. Farklılıklar moleküller düzeyinde söz konusu olmaktadır. 19. yy.dan bu yana gıdaların üç tip moleküler grup ihtiva ettiği bilinmektedir; karbonhidratlar, yağlar ve proteinler.
Hazır konusu açılmışken diyet ifadesinin de karşılığını netleştirmekte fayda var. Diyet, beslenmede oluşturulan gruplandırma anlamına gelmektedir.
Bitkisel (nebati, bitki temelli) gıdalar ve hayvansal (hayvan temelli) gıdalar başlıkları altında nitelendirilen, vücudun gelişimi için gerekli olan içerikler arginine (α-amino acid), histidine (α-amino acid), leucine (essential amino acid), lysine (α-amino acid), phenylalanine (α-amino acid) gibi aminoasitler, omega-6 yağ asitlerinden arachidonic acid ve linoleic acidgibi yağ asitleri, şekerler, vitaminler, kalsiyum, klor, kobalt, bakır, demir, flor, iyot gibi mineraller ve su şeklinde sıralanabilir.
Bitkisel dokular genellikle karbonhidratlar, hayvansal dokular ise proteinler ve kısmen de yağlar yönünden zengindirler.
100 gr ağırlığındaki bir muzun değerlerine bakacak olursak,
17.7 gr karbonhidrat, 0.8 gr protein, 0.3 gr yağ, 38 IU Vitamin A, 9.5 mg Vitamin C, 0 gr Kolesterol, 159 mg Potasyum, 4 mg Kalsiyum, 0.3 mg Demir, 1.6 gr Lif, 77 kcal Kalori içerdiğini görürüz. Buna karşılık 100 gr kırmızı ette karbonhidrat yoktur, 23.34 gr Protein, 10 gr Yağ, 0 gr Lif, 76 gr Kolesterol, 53 mg Sodyum, 187 mg Potasyum, 17 mg Kalsiyum, 2 mg Vitamin A, 0 mg Vitamin C, 2.44 mg Demir bulunur.

İlgili okumalarla birlikte konuyu farklı başlıklar altında devam ettirek, gıda tüketimi ve gıda hareketleriyle ilgili seriyi tamamlayacağım. Kaynakça bölümündeki yazıları ileri okuma için inceleyebilir, ilgili içeriklerden haberdar olmak için aşağıdaki bülten formunu kullanabilir, içeriklere katkı sağlamak için iletişim formunu kullanabilirsiniz.
This is an example post, originally published as part of Blogging University. Enroll in one of our ten programs, and start your blog right.
You’re going to publish a post today. Don’t worry about how your blog looks. Don’t worry if you haven’t given it a name yet, or you’re feeling overwhelmed. Just click the “New Post” button, and tell us why you’re here.
Why do this?
The post can be short or long, a personal intro to your life or a bloggy mission statement, a manifesto for the future or a simple outline of your the types of things you hope to publish.
To help you get started, here are a few questions:
You’re not locked into any of this; one of the wonderful things about blogs is how they constantly evolve as we learn, grow, and interact with one another — but it’s good to know where and why you started, and articulating your goals may just give you a few other post ideas.
Can’t think how to get started? Just write the first thing that pops into your head. Anne Lamott, author of a book on writing we love, says that you need to give yourself permission to write a “crappy first draft”. Anne makes a great point — just start writing, and worry about editing it later.
When you’re ready to publish, give your post three to five tags that describe your blog’s focus — writing, photography, fiction, parenting, food, cars, movies, sports, whatever. These tags will help others who care about your topics find you in the Reader. Make sure one of the tags is “zerotohero,” so other new bloggers can find you, too.